Türk-İş eski Genel Sekreteri Denizer'in öldürülmesi

Türk-İş eski Genel Sekreteri Denizer'in öldürülmesi
Türk-İş eski Genel Sekreteri Denizer'in öldürülmesi
- Cinayetten hükümlü Balık: - "Planlanmış bir olay değildi. Ömrümde kimsenin arkasından konuşmadım. Rahmetli olmuş bir insanın arkasından da asla konuşmam"

ZONGULDAK (AA) - Türk- İş eski Genel Sekreteri ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) eski Genel Başkanı Şemsi Denizer'i silahla öldürmekten 25 yıl 1 gün hapse mahkum edilen Cengiz Balık, cinayeti planlamadığını belirterek, "Ömrümde kimsenin arkasından konuşmadım. Rahmetli olmuş bir insanın arkasından da asla konuşmam" dedi.

Devrek Açık Cezaevinden izinli çıkan Balık, restoranda düzenlediği basın toplantısında, 15 yıl 5 ay tutuklu kalmasının ardından devletin cezaevinden çıkması için müsaade verdiğini söyledi.

Her insanın yüreğine attığı birtakım şeyler olduğuna dikkati çeken Balık, "Bu dönemlerde benim, çocuklarımın yaşamış olduklarını, beni tanıyan eşimiz-dostumuz bilir. Bana ulusal basından da birtakım teklifler geldi. Hiç umurumda değil. 40 yıl bu memlekette mücadele verdim. Beni ilgilendiren konuyu, bu memlekette yaşadığım için memleketin insanlarına anlatmak amacındayım. Ne konuşursam konuşayım her söylediğimin arkasındayım. Öncelikle yüreğimle söyleyeceğim bunu, ilk mahkememde de söyledim. Yüce Rabbimin vermiş olduğu canı almanın hiçbir zaman ne haklılığını ne de haksızlığını savundum. Bunu asla savunmayacağım" şeklinde konuştu. 

Balık, cinayetten 6 ay sonra yargılanmaya başlandığını kaydederek, her şeyin devletin arşivlerinde olduğunu vurguladı.

Denizer'e Allah'tan rahmet dileyen Balık, şöyle devam etti:

"Allah, ailesine, öncelikle babasına sabır versin. Babasına da ailesine de acılarından dolayı saygım var. Keşke olmasaydı. Çocuklarımı 3 ve 6 yaşında bıraktım, 18 ve 21 yaşında aldım. Keşke olmasaydı, oldu. Hiç kimseyle sıkıntım, derdim ve sorunum yok. Ortadayım ve meydandayım. 6 ay adam gibi yargılandık. Devletin arşivleri önlerine geldi. Hakim beylerin önlerine geldi. Savcı beyin dediği 'maktul ile sanığın arasında şahsi ilişkileri neticesinde, maktulün sanığa vefasızlık göstermesi sonucu, sanık bu eylemi gerçekleştirmiştir' dedi. Bu mütalaanın neticesinde mahkeme heyeti bana ceza verdi. Şu anda Devrek Açık Cezaevinde yatıyorum."

- "Planlanmış bir olay değildi"

Bir gazetecinin, cinayeti planlayıp planlamadığını sorması üzerine Balık, "Planlanmış bir olay değildi" dedi.

Balık, şunları kaydetti:

"Ömrümde kimsenin arkasından konuşmadım. Rahmetli olmuş bir insanın arkasından da asla konuşmam. Onun mevkisinde, makamında otururken 'adamım' deyip de gezip de makamından içeri girerken sürünen bir dünya şerefsiz var. Burada herkes secdedeydi. Ben de yanındaydım, kardeşlik yaptım. Planlama falan yok. İyisiyle, kötüsüyle, sevabıyla aramızda olanla mahkemede söylenen ve söylenmeyen var. Birtakım konuştuğumuz şeyler onunla gitti, benimle de gidecek. Zonguldakspor'da görev yaptım. 'Alacağım var' dedim, resmi evrakları da belli. Zonguldakspor'un şampiyon olacağı dönemde gittim. 'Ağabey, eşofman, ayakkabı alayım' dedim. Bana kağıt yazdı ve mağazaya gittim. Bir eşofman, ayakkabı aldım. Ağabey-kardeş kaldığım dönemlerde onun dışında rahmetliyle menfaate dayalı beş kuruş dahi beklentim, talebim olduysa 'şerefsiz' delikanlıyım. İnsan olan anlar. Bu olay  siyasi değildir." 

Cinayetin ardından gözaltına alındığında üzerinden çıkan senet nedeniyle parayla adam vurduğu yönünde çeşitli iddiaların ortaya atıldığına dikkati çeken Balık,  "Bir arkadaşım arazisinin zilliyette olduğunu söyledi. 'Araziye tapu alabilirsek buraya bir şeyler yaparız' dedi. 'Bu, yasal prosedüre uyuyorsa uğraşmak gerekir' dedim. Kim parayla adam vuruyorsa 'namussuzdur ve alçaktır'. Kim kime tuzak kuruyorsa, adam vuruyorsa o da 'kahpeliktir'. Ben öyle gece 23.00'lerde pusularda beklemedim, tezgah yapmadım. Rahmetli de biliyor neyin ne olduğunu, bilen de biliyor. Adamlığımı kimseye vermem" diye konuştu.. 

Denizer, 6 Ağustos 1999'da evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti. Saldırının faili Balık, 22 Haziran 2000'de Burdur Ağır Ceza Mahkemesince 25 yıl 1 gün ağır hapse çarptırılmıştı. Yargıtay, Balık'ın cezasına ilişkin kararı onamıştı.