Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1)

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1)
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1)
- "Eğer bugün buradaysak, bugün öz güven içinde başımız dik alnımız ak bir şekilde geleceğe umutla bakıyorsak bunda Hak-İş gibi, Memur-Sen gibi gönül hareketlerinin çok büyük payı var" - "Gençler bugünlere kolay gelmedik. Bugünlerin kıymetini bilin. Bu seviyeleri ileriye, daha yukarı taşımak için her zaman öz güvenli olun, her zaman ümit var olun" - "Türkiye'nin daha iyi bir demokrasiye ulaşması için, daha özgür, daha büyük ve daha güçlü bir ülke olması için mücadele eden bir Memur-Sen var"

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Eğer bugün buradaysak, bugün öz güven içinde başımız dik alnımız ak bir şekilde geleceğe umutla bakıyorsak bunda Hak-İş gibi, Memur-Sen gibi gönül hareketlerinin çok büyük payı var" dedi.

Erdoğan, Memu-Sen tarafından Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen "Millete Vefa Yolunda 20. Yıl" programında, Memur-Sen'in kurucusu merhum Akif İnan'ı rahmetle anarak, sendikanın bugünlere gelmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Akif İnan'ın Memur-Sen'i kurarken sadece bir sendika oluşturma niyetiyle yola çıkmadığına dikkati çeken Erdoğan, tek başına sendikal mücadelenin Akif İnan'ın yeryüzünü kucaklayan ve kuşatan gönlü için mütevazı bir hedef olduğunu vurguladı. 

İnan'ın Memur-Sen'i kurarken asıl amacının emek ve hak mücadelesini bütün Türkiye 'yi, Ortadoğu'yu, İslam alemini ve dünyayı sarıp sarmalayacak bir vizyona ulaştırmak olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Akif İnan memurların hakkını savunurken, acısını her an yüreğinde hissettiği Kudüs'ün, Filistin'in mazlum ve mağdur tüm insanların da haklarını savunacak bir örgüt, bir sendika tahayyül ediyordu. Hamdolsun, onun bu hayalleri gerçekleşti. Bugün 850 binin üzerinde üyesiyle Memur-Sen, Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütlerinden biri konumuna yükseldi. Nereden, nereye. Türkiye'nin daha iyi bir demokrasiye ulaşması için, daha özgür, daha büyük ve daha güçlü bir ülke olması için mücadele eden bir Memur-Sen var. Şu anda 780 bin kilometrekarede hak mücadelesi veren, bununla yetinmeyip tam da Akif Hocamızın hayal ettiği gibi Kudüs için, Filistin için, Suriye'nin, Irak'ın, Somali'nin tüm yeryüzünün mazlumları için sesini yükselten bir Memur-Sen var. Eğer bugün buradaysak, bugün öz güven içinde başımız dik alnımız ak bir şekilde geleceğe umutla bakıyorsak bunda Hak-İş gibi, Memur-Sen gibi gönül hareketlerinin çok büyük payı var."

- "Mücadele edecek, ter dökecek, Allah'ın takdirini bekleyeceksiniz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Memur-Sen olmasaydı 28 Şubat'ın çok daha ağır yaşanacağını, "Anadolu İhtilali" denilen 3 Kasım 2002'de başlayan "Yeni Türkiye" sürecinin bu kadar kolay zafere ulaştırılamayacağını vurguladı. Erdoğan, Genç Memur-Sen üyelerine seslenerek, şu tavsiyelerde bulundu:

"Gençler, bugünlere kolay gelmedik. Bugünlerin kıymetini bilin. Bu seviyeleri ileriye, daha yukarı taşımak için her zaman öz güvenli olun, her zaman ümit var olun. Merhum Akif İnan, yanındaki birkaç arkadaşıyla yokluk içinde tüm baskılara rağmen bu büyük örgütün temellerini attı. Menzile ulaşmak, hedefe ulaşmak, sancağı burçlara dikmek için yola çıkmışlardı ama vazifelerinin yol yürümek olduğunu, zaferinin ancak ve ancak Allah'ın takdiri olduğunu biliyorlardı. Eğer Akif İnan ve arkadaşlarının yola çıkarkenki hissiyatını, bu gönül hareketinin temel felsefesini anlayamazsanız Allah korusun bu yolda takılır kalırsınız, düşersiniz. Siz makam peşinde, mevki peşinde, rütbe ve paye peşinde olmayacaksınız. Güzel bir söz var, 'Gayret bizden, tevfik Allah'tan'. Siz çalışacak, mücadele edecek, ter dökecek, Allah'ın takdirini ve zafer nasip etmesini bekleyeceksiniz. İşte ancak o zaman vazifenizi yapmış olursunuz, işte ancak o zaman ülkeye, millete, insanlığa, merhum Akif İnan ve arkadaşlarına vefa borcunuzu ödemiş olursunuz."

Erdoğan, Türkiye topraklarının sadece meyvesiyle, sebzesiyle ve madenleriyle değil her anlamda verimli olduğunu belirterek, bu toprakların tarihe istikamet çizen insan yetiştirme noktasında da son derece bereketli olduğunu söyledi.

Ülkenin bereketli topraklarını çoraklaştırmak için on yıllar boyunca zulüm ve baskı politikalarının izlendiğini dile getiren Erdoğan, bazı çevrelerin ülkede adam yetişmemesi için ellerinden geleni yaptığını, yıllar boyunca şair, yazar, düşünür diye sahte isimleri topluma dayattığını belirtti. 

(Sürecek)