- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2)

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2)
- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2)
- "Bakın burada açık açık ifade ediyorum, bizim edebimize güvenip hiç kimse edepsizlik yapmaya kalkışmasın. Biz yalan söylemeyiz, biz iftira üretmeyiz, biz mahreme, aileye, kutsallara dil uzatmayız. Ama kusura bakmasınlar bu edepsizliğe ve bu edepsizlere de meydanı bırakmayız" - "Her gün askerimize, polisimize kahpece kurşun sıkıyorlar, ertesi gün bakıyorsunuz, PKK medyası, Pensilvanya medyası, Doğan medyası, diğerleri ve maalesef siyasi partiler, çıkıp utanmadan 'Bunu saray yaptı, bunu devlet yaptı' diyebiliyorlar. Aynı dili kullanıyorlar. Çünkü aynı merkezden talimat alıp ittifak halinde konuşuyorlar" - "İstanbul'un bir yerinde bu yapılar bir araya geliyor ve Amerika'dan gelen bir kampanya organizatörü bunlarla beraber bir araya oturup onlara istikamet veriyor. Diyor ki, 'Yalan söylemekten çekinmeyeceksiniz. Doğruyu bile defalarca yalan makinesi gibi kullanacaksınız, kullanacaksınız ve ondan sonra o aynen doğru olarak kabul edilir' diyor. Kampanyayı da bunun üzerine bindiriyorlar. Bak son zamanlarda ne demeye başladı malum bir tanesi, 'Bizim PKK ile alakamız yok, PKK'nın da bizimle alakası yok.' Buna bu millet inandı mı? İnanıyor mu? Ama bak bunu söylemenin sebebi, evet kampanya yürütücüsünün verdiği talimattır"

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Bakın burada açık açık ifade ediyorum, bizim edebimize güvenip hiç kimse edepsizlik yapmaya kalkışmasın. Biz yalan söylemeyiz, biz iftira üretmeyiz, biz mahreme, aileye, kutsallara dil uzatmayız. Ama kusura bakmasınlar bu edepsizliğe ve bu edepsizlere de meydanı bırakmayız" dedi.

Erdoğan,  Ankara Arena Spor Salonu'nda Memur-Sen'in "Millete Vefa Yolunda 20 Yıl" Programına katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Kobani'den 200 bini aşkın insanı Türkiye'de misafir ettiklerini ve onları bombalardan koruduklarını belirterek, şunları söyledi:

"İşte Kobani'de bu yalanı söylediler. Neydi o yalan? Kobani'den 200 bini aşkın insanı biz Türkiye'de misafir ettik, o bombalardan onları biz koruduk. Ondan sonra benim bundan keyif çattığımı söyleyecek kadar yalan söyleyerek ileri gittiler. Benim Kürt kardeşlerim de bu oyuna geldi. Bu kapıları açan biziz. Onları çadır kentlerde, konteyner kentlerde, Türkiyemizin değişik yerlerinde ağırlayan biziz. Ondan sonra bir de Kürtlere 'Bizim Kobani elden gidiyor' diyerek güya bunu söylemişim. Bu ifade benim ifadem değil. Bu ifade Sayın Obama'nın ifadesidir. Bunu ben anlatıyorum. Bana söylediği ifade. 

Biz kapılarımızı açtık, Peşmergeleri kendi topraklarımızdan Kobani'ye, Özgür Suriye Ordusu'nu aynı şekilde topraklarımızdan Kobani'ye biz gönderdik ve DAEŞ ile onların mücadelesine orada desteği biz verdik. Ey Kürt kardeşlerim, bu oyunu gel 1 Kasım'da boz. 1 Kasım'da bu oyunu boz. Bu oyuna gelme. Ey benim Kürt kardeşim, unutma Rabbim bizi kavimler halinde yarattı ama unutma kavimler bir din değildir, ırkçılık bir din değildir, bunu da unutma. Biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız bunun başka çıkışı yok."

-"Bizi bölmek isteyenlere 'Rabia' diyeceğiz"

Erdoğan, bunun için 1 Kasım'ın çok önemli olduğunu vurgulayarak,  şöyle devam etti:

"Bizi bölmek isteyenlere, bizi parçalamak isteyenlere 1 Kasım'da inanıyorum ki biz 'Rabia' diyeceğiz. 'Tek millet' diyeceğiz. Burada Türk'ü var, Kürt'ü var, Arap'ı var, Laz'ı var, Çerkez'i var, Gürcü'sü var, Abhaza'sı var, Roman'ı var, Boşnak'ı var, 78 milyon var. İki, 'Tek bayrak' diyeceğiz. İşte rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. Biz o bayrağımıza alternatif üretenlere 1 Kasım'da cevabı verelim. Üç, 'Tek vatan' diyoruz. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Evet biz bu topraklar uğruna ölen şehitlerin evlatlarıyız. Ve dört, Rabia, tek devlet. Devlet içinde devlet kabul etmiyoruz. Paralel devlet yapılanması, paralel yapı, tanımıyoruz. İşte Milli Güvenlik Kurulu kararımızı aldık. Nedir? Ulusal güvenliğimizi tehdit eden legal görünüm altındaki illegal örgütlere karşı bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz."

-"Aynı dili kullanıyorlar"

Her gün gazete sayfalarından, televizyon ekranlarından, siyaset kürsülerinden hiç utanmadan, sıkılmadan, haya etmeden bu yalanların söylenildiğini ifade eden Erdoğan, "Her gün askerimize, polisimize kahpece kurşun sıkıyorlar, ertesi gün bakıyorsunuz, PKK medyası, Pensilvanya medyası, Doğan medyası, diğerleri ve maalesef siyasi partiler, çıkıp utanmadan 'Bunu saray yaptı, bunu devlet yaptı' diyebiliyorlar. Aynı dili kullanıyorlar. Çünkü aynı merkezden talimat alıp, ittifak halinde konuşuyorlar" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"İstanbul'un bir yerinde bu yapılar bir araya geliyor ve Amerika'dan gelen bir kampanya organizatörü bunlarla beraber bir araya oturup onlara istikamet veriyor. Diyor ki, 'Yalan söylemekten çekinmeyeceksiniz. Doğruyu bile defalarca yalan makinesi gibi kullanacaksınız, kullanacaksınız ve ondan sonra o aynen doğru olarak kabul edilir' diyor. Kampanyayı da bunun üzerine bindiriyorlar. Bak son zamanlarda ne demeye başladı malum bir tanesi, 'Bizim PKK ile alakamız yok, PKK'nın da bizimle alakası yok.' Buna bu millet inandı mı? İnanıyor mu? Ama bak bunu söylemenin sebebi, evet kampanya yürütücüsünün verdiği talimattır. 

Bunlara göre sadece terör örgütü masum, onun dışında herkes suçlu. Bu ülkeyi içeride ve dışarıda DAEŞ terör örgütüne destek veren ülke gibi gösterecek kadar hainler, o kadar alçaklar, o kadar yalancılar. Bakın burada açık açık ifade ediyorum, bizim edebimize güvenip hiç kimse edepsizlik yapmaya kalkışmasın. Biz yalan söylemeyiz, biz iftira üretmeyiz, biz mahreme, aileye, kutsallara dil uzatmayız. Ama kusura bakmasınlar bu edepsizliğe ve bu edepsizlere de meydanı bırakmayız."

-"Çok büyük yanılgı içindeler"

Erdoğan, bu saldırıların, ittifakın, birbirine benzemezler korosunun Türkiye'yi hedef aldığını, buna karşı da son nefeslerine kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

Eğer meselenin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu zannedenler varsa açık söylüyorum çok büyük bir yanılgı içindeler. Hangi partiye oy verirlerse versinler, hangi etnik kökenin mensubu olurlarsa olsunlar, Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Roman vesaire... Hangi mezhepten olurlarsa olsunlar 78 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının şunu bilmesini istiyorum. Bunların meselesi Recep Tayyip Erdoğan değil, bunların meselesi Türkiye, bunların meselesi yeni Türkiye, güçlü Türkiye. Bunlar  Sultan Abdülhamid cennet mekana bunu yapmadılar mı? Ona, 'diktatör' başlıklarını atmadılar mı? Bunlar, aynı başlıkları merhum Özal'a yapmadılar mı? Aynı başlıkları, aynı yayın organları, aynı kaynaktan beslenenler şimdi de bu kardeşinize yapıyorlar. İşte onun için uyanık olacağız. 78 milyon onun için bir olacağız, beraber olacağız. Tarih boyunca olduğu gibi, bugün de yarın da hep birlikte Türkiye olacağız."

-"Millet en güzel cevabı verecek"

Milletin sözünü sandıkta söyleyeceğini belirten Erdoğan, sandığın 1 Kasım'da milletin önüne geleceğini anımsatarak, "Bugün Avrupa ve diğer ülkeler sandıkta sözünü söyledi, bitti. İnanıyorum ki bu aziz millet 1 Kasım'da sandığın başına gidecek. Türkiye düşmanlarına, millet düşmanlarına, terörün, vesayetiyle siyaset yapanlara, terörden medet umanlara, terörle kol kola gezenlere cevabını en güzel şekilde verecektir" ifadelerine yer verdi. 

Seçmenlere çağrıda bulunarak mutlaka sandığa gitmelerini söyleyen Erdoğan, yeni Türkiye yolunda, bu kritik seçimde oy kullanmayı ihmal etmemelerini istedi. Erdoğan, "Bu bizim namusumuzdur. Bu bizim şerefimizdir. Bu şerefimize, bu namusumuza gölge düşürmeyelim, muhakkak oylarımızı kullanalım" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların, demokrasiyi, milli iradeyi tehdit edenlere meydan vermemesi ve onlara fırsat tanımaması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu: 

"Terör yandaşı medyaya ve terörle aynı dili kullanan siyasete de asla ve asla prim vermeyin. Onlara da itibar etmeyin. Bizim sevdamız Türkiye sevdasıdır. Biz bu ülkeye sevdalıyız, biz bu millete sevdalıyız, biz Türkiye sevdamızı eserlerimizle gösteriyoruz. Diğerleri neyle gösteriyor. Biz milliyetçiliğimizi 78 milyonu kucaklayarak ispat ettik, ispat ediyoruz. Biz, Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı, Sünni'yi, Alevi'yi, 78 milyonu hep birlikte kucaklıyor, hem de her birinin derdini kendimize dert edinerek yürüyoruz. Dertliyiz yahu, bizim derdimiz var. Ama bunların böyle bir derdi yok. Biz kutuplaştırmıyoruz. Kucaklaştırıyor, kucaklaştırmanın mücadelesini veriyoruz. İnşallah son nefesimize kadar da bu şekilde yürüyeceğiz. Bu mücadeleyi Memur-Sen ile birlikte vermekten her zaman gurur duyduk. Büyük memnuniyet duyduk. Bizlere sizin gibi, Memur-Sen gibi, Memur-Sen'in tüm mensupları gibi yol arkadaşları nasip ettiği için Rabbime sonsuz kere şükrediyorum, hamdediyorum."

Erdoğan, Memur-Sen'e, millete vefa yolunda 20 yılın kutlu ve mübarek olması temennisinde bulundu.

(Sürecek)