Balık!

Denizin de, balığın da, deniz ürünün de bir sonu var. Her şeyin olduğu gibi. Kalan türlerin de kökünü kurutmayalım. Hem balığa hem de balıkçılığın geleceğine balta vurmayalım.
Balık!

Apartmanın kapısını açar açmaz yüzüme balık kızartma kokusu çarptı. Genelde burun büktüğüm, of gene mi kızartma yapmışlar diyeceğim bir durumdu bu, ama bu sefer kendimi gülümserken buldum. Beklediğimiz mevsimdi, balık yasakları da kalkmıştı. Apartmandaki biber dolması kokuları, balık tavaya çevirmişti ibreyi.

Alaattin Usta’nın dükkanının önünden geçtim ertesi gün. Yazın kapatmıştı Sinemköy Balıkçısı. Üç ay memlekete gitmişlerdi, dinlenmişlerdi, hem balık sezonu değildi. 1 Eylül dedin mi de açmışlardı dükkanlarını. Bereketli olsun dedim, hoş geldiniz! Fazla lafa tutmaya gelmez Sinemköy Balıkçısı, sırası, müşterisi, muhabbeti eksik olmaz.

Tezgâhta boy boy palamut, hamsi, tekir, çipura, somon, karides ve yerli uskumru vardı. Çingeneyi geçti bu boylar dedi Serdar Usta, çingene pek olmadı bu sene. Yerli uskumru ise beni şaşırtmıştı, son yıllarda görmemiştim tezgahlarda.

Ah dedim, dolmasını yapan olsa, Emrah Usta, söze girdi,  ‘ooo çok meşakkatli, bilen, yapan da kalmamıştır, azdır.’

Takuhi Tovmasyan’ın ‘Sofranız Şen Olsun’ kitabında, bayramlarda masalarından eksik olmayan uskumru dolmasından bahsettiği bölüm geldi aklıma, şöyle anlatır Tovmasyan, birkaç satırını aktarayım; ‘Zadig’in arifesinde uskumru dolması yerdik. Babam bir çavela uskumrunun içinde en tombullarını seçer, içini boşaltır, sarnıçtan çektiği buz gibi sularla bığıl bığıl yıkar ve kılçığını çıkarsın diye anama verirdi. Anam, avucuna aldığı uskumruları, karnı sancılanan oğlunu okşarcasına sabırla ovalayıp balığın etini yumuşatır, kılçığından ayırıverirdi.’ ‘... Her balığa bir soğan doğranır...’ Zaten dolmanın soğanı bol olanı makbuldür, ben de öyle gördüm, öyle öğrendim. Devamında ise içinin nasıl dolduracağını anlatıyor, dolma içini, soğanını, baharatını Tovmasyan.

En son cümlesi ise; ‘Günümüzde Marmara Denizi’nden uskumru balığının çıktığı yok, ama balık bu... Günün birinde ya çıkarsa! O zaman uskumru dolması yapar mısınız?’

Sahi yapar mısınız? Yapar mıyız? Tükenen balıklar günü birinde tekrar karşımıza çıksa, gene onları tüketmek için bu kadar uğraşır mıyız, yoksa, bir pişmanlıkla usulüne uygun olarak mı avlarız, tüketiriz?