24.8 C
New York kenti
Çarşamba, Temmuz 1, 2026

Buy now

KDC’de Ebola alarmı: Salgın bir ayda rekor hıza ulaştı

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin KDC doğusunda 15 Mayıs’ta ilan edilen Ebola salgını, ilk ayında ulaştığı vaka sayısıyla Afrika’da bugüne kadar en hızlı yayılan Ebola salgını olurken salgının bölge ülkelerine yayılma riski uluslararası sağlık otoritelerini alarma geçirdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının ilk ayında kaydedilen vaka sayısının Afrika’da bugüne kadar görülen Ebola salgınları arasında en yüksek seviyeye ulaştığını açıkladı. Bundibugyo türü Ebola virüsünün neden olduğu mevcut salgın, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) 1976’dan bu yana yaşadığı 17. Ebola salgını olarak kayıtlara geçti.

KDC Sağlık Bakanlığının son verilerine göre ülkede doğrulanan Ebola vaka sayısı 1274’e, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 360’a yükseldi. Salgının merkez üssünü Ituri eyaleti oluştururken vakalar Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletlerine de yayıldı. Sağlık ekipleri temaslı takibini sürdürürken, yeni vakaların ortaya çıkması salgının henüz kontrol altına alınamadığını gösteriyor.

DSÖ, salgının hızla büyümesinde ilk vakaların geç tespit edilmesi, sağlık kuruluşlarına geç başvurular, güvenlik sorunları ve bazı bölgelerde Ebola’ya yönelik yanlış inanışların etkili olduğunu belirtiyor. Silahlı grupların faaliyet gösterdiği bölgelerde sağlık ekiplerinin çalışmakta zorlanması da müdahaleyi güçleştiren unsurlar arasında yer alıyor.

Öte yandan, salgına neden olan Bundibugyo Ebola varyantına karşı onaylanmış bir aşı veya spesifik bir tedavi bulunmuyor. Uzmanlar, erken teşhisle birlikte uygulanan yoğun destekleyici tedavinin, hastaların hayatta kalma şansını artırmada en etkili yöntem olduğunu belirtiyor.

BÖLGESEL YAYILMA RİSKİ SÜRÜYOR

DSÖ ile Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), mevcut salgının yalnızca KDC ile sınırlı kalmayabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Uganda’da görülen vakalar ve sınır bölgelerindeki yoğun insan hareketliliği, komşu ülkelere yayılma riskini artırıyor.

Africa CDC, salgının KDC ile yoğun sınır hareketliliği bulunan en az 10 Afrika ülkesi açısından yayılma riski oluşturduğunu açıkladı. Afrika CDC, Uganda, Ruanda, Burundi, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Tanzanya, Zambiya, Angola ve Kenya’nın salgından etkilenme riski taşıdığına dikkati çekerek, sınır kapılarında sağlık kontrollerinin artırılması, temaslı takibinin güçlendirilmesi ve laboratuvar kapasitesinin genişletilmesi çağrısında bulundu.

EBOLA’NIN AFRİKA’DA YARIM ASIRLIK GEÇMİŞİ VE KITAYA BIRAKTIĞI AĞIR BİLANÇO

Ebola virüsü, Afrika’da ilk kez 1976 yılında bugünkü KDC ve Güney Sudan’da neredeyse eş zamanlı görülen iki salgınla kayıtlara geçti. KDC’deki salgın, ülkenin kuzeybatısındaki Yambuku bölgesinde, Ebola Nehri yakınlarında ortaya çıktı ve hastalık adını bu nehirden aldı. Aynı dönemde bugünkü Güney Sudan’ın Nzara bölgesinde de Sudan ebola virüsünün neden olduğu ayrı bir salgın yaşandı.

O tarihten bu yana Ebola, özellikle Orta, Doğu ve Batı Afrika’da zaman zaman büyük halk sağlığı krizlerine yol açtı. Virüsün farklı türleri, KDC, Sudan, Uganda, Gabon, Kongo Cumhuriyeti, Gine, Liberya ve Sierra Leone başta olmak üzere birçok ülkede can kayıplarına neden oldu.

Ebola salgınları genellikle ormanlık bölgelerde, yabani hayvanlarla temasın yoğun olduğu alanlarda ortaya çıkmasına rağmen son yıllarda nüfus hareketliliği, sınır geçişleri ve zayıf sağlık altyapısı nedeniyle şehir merkezlerine kadar yayıldı.

Ebola’nın Afrika’daki en yıkıcı dönemi 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da yaşandı. Gine’de başlayan salgın kısa sürede Liberya ve Sierra Leone’ye yayıldı. Bu salgın, bugüne kadar kayıtlara geçen en büyük Ebola salgını oldu. Üç ülkede 28 binden fazla kişi enfekte olurken 11 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Salgın, yalnızca sağlık sistemlerini değil, ülkelerin ekonomilerini, eğitim sistemlerini ve sosyal yaşamını da ağır şekilde etkiledi.

KDC, Ebola salgınlarının en sık görüldüğü ülkelerin başında yer alıyor. Ülkede 2018-2020 yıllarında Kuzey Kivu ve Ituri eyaletlerinde yaşanan salgın, KDC tarihinin en büyük Ebola krizlerinden biri oldu. Bu salgında 3 bin 481 vaka kaydedildi, 2 bin 299 kişi hayatını kaybetti.

Uganda da Ebola salgınlarından etkilenen ülkeler arasında bulunuyor. Ülkede 2022’de Sudan Ebola virüsünün neden olduğu salgında 164 vaka kaydedildi, 55 doğrulanmış ölüm bildirildi. Bu salgın, Ebola’nın yalnızca KDC ile sınırlı kalmadığını, sınır geçişleri ve bölgesel hareketlilik nedeniyle komşu ülkelere de yayılma potansiyeli taşıdığını gösterdi.

Ebola hastalığında ölüm oranı salgından salgına ve virüs türüne göre değişmekle birlikte, DSÖ verilerine göre ortalama vaka ölüm oranı yaklaşık yüzde 50’dir. Geçmiş salgınlarda bu oran yüzde 25 ila yüzde 90 arasında değişirken en ölümcül tür olan Zaire Ebola virüsünde ölüm oranı yüzde 60-90, Sudan Ebola virüsünde yüzde 40-60, Bundibugyo Ebola virüsünde ise yaklaşık yüzde 30-50 olarak kaydedildi. Bu nedenle Ebola, Afrika’da yalnızca tıbbi bir kriz değil, aynı zamanda güvenlik, toplumsal güven, sınır yönetimi ve insani yardım kapasitesiyle doğrudan bağlantılı bölgesel bir tehdit olarak görülüyor.

EBOLA NEDİR?

İnsanlarda ağır seyreden ve yüksek ölüm riski taşıyan bulaşıcı bir viral hastalık olan Ebola’nın, bugüne kadar büyük salgınlara yol açan üç temel türü, Zaire, Sudan ve Bundibugyo Ebola virüsleri olarak biliniyor. KDC’de devam eden son salgına ise Bundibugyo Ebola virüsü neden oluyor.

Havadan bulaşmayan Ebola virüsü, enfekte kişinin kanı, kusmuğu, dışkısı, idrarı, tükürüğü, teri, anne sütü ve meni gibi vücut sıvılarıyla doğrudan temas edilmesiyle bulaşıyor. Ayrıca hastanın kullandığı giysi, çarşaf, tıbbi ekipman ve diğer bulaşıcı eşyalar da bulaş kaynağı olabiliyor. Virüs, enfekte yabani hayvanlarla temas yoluyla da insanlara geçebiliyor. Ebola hastaları belirtiler başlamadan önce başkalarına virüs bulaştırmıyor.

Hastalığın belirtileri genellikle virüs alındıktan 2 ila 21 gün sonra ortaya çıkıyor. İlk belirtiler yüksek ateş, şiddetli halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve boğaz ağrısı şeklinde görülüyor. İlerleyen günlerde kusma, ishal, karın ağrısı, cilt döküntüsü, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma gelişebiliyor. Bazı ağır vakalarda iç ve dış kanamalar da görülebiliyor. (AA)

SON GİRİLEN İÇERİKLER