-1 C
New York kenti
Çarşamba, Şubat 4, 2026

Buy now

Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi görüştü

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelerek küresel ve bölgesel konuları görüştü.

Kremlinden yapılan açıklamaya göre, Putin, Çin Devlet Başkanı Şi ile video yöntemiyle bir görüşme gerçekleştirdi.

Çin halk takvimine göre bugünün, soğukların sona erdiği, doğada yenilenmenin ve yeni bir döngünün başlangıcını simgeleyen baharın başlangıç günü olduğunu hatırlatan Putin, “Rusya-Çin ilişkileri açısından ise şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki yılın her mevsimi bahardır.” ifadelerini kullandı.

Çin takvimine göre 2026’da “Kızıl Ateş Atı Yılı”nın başlayacağını belirten Putin, “Bu burcun, gücü, enerjiyi ve ileriye dönük dinamizmi simgelediği söylenir. Bunlar da uluslararası konjonktürden bağımsız olarak, sağlamlığına ve tüm alanlarda istikrarlı biçimde geliştiğine inandığım, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin ayırt edici özellikleridir.” ifadelerine yer verdi.

İki ülke arasındaki kapsamlı ortaklık ve stratejik etkileşimin örnek teşkil ettiğini vurgulayan Putin, bu yıl, iki ülke ilişkilerinin temeli olan İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın 25. yılını kutladıklarını bildirdi.

Bu anlaşmanın her iki ülkenin halklarının temel çıkarlarını karşıladığını, Rusya ve Çin arasındaki kapsamlı işbirliğinin güçlendirilmesine katkıda bulunduğunu ve vatandaşların refahını artırdığını aktaran Putin, şunları kaydetti:

“Bu vesileyle iki ülkenin egemenliğinin ve güvenliğinin sağlanmasına, sosyo-ekonomik refahına ve kendi kalkınma yolunu seçme hakkına yönelik tüm ortak çabalarımıza olan kararlı desteğimizi bir kez daha teyit etmek isterim.”

Geçen yıl mayıs ayında Moskova’da ve eylül ayında Pekin’de 2. Dünya Savaşı’nda zaferin 80. yıl dönümünü görkemli bir şekilde kutladıklarını hatırlatan Putin, “Bu günlerde birlikte olmamız, tüm dünyaya Rusya ve Çin’in dayanışmasını, tarihi gerçeği savunma konusundaki kararlılığını ve on milyonlarca can pahasına dünyaya barışı geri kazandıran halklarımızın kahramanlık mirasını titizlikle muhafaza etme iradesini göstermiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

“RUSYA ÇİN’E ENERJİ KAYNAKLARI TEDARİKİNDE LİDER KONUMDA”

Ekonomik işbirliğinin geçen yıl istikrarlı biçimde gelişmeye devam ettiğini aktaran Putin, göstergelerdeki küçük bir düşüşe rağmen, ikili ticaret hacminin üst üste üçüncü yıl 200 milyar dolar gibi sembolik eşiği önemli bir farkla aştığını kaydetti.

Rusya’nın Çin’e enerji kaynakları tedarikinde lider konumda olduğuna dikkati çeken Putin, sözlerine şöyle devam etti:

“Enerji alanındaki ortaklığımız karşılıklı faydaya dayalı ve gerçekten stratejik bir nitelik taşımaktadır. Barışçıl nükleer enerji alanında aktif bir diyalog yürütüyor, sanayi ve uzay araştırmaları dahil olmak üzere yüksek teknolojili projeleri ilerletiyoruz. Tarım ürünleri ticaretinin hacmi, verilerimize göre yüzde 20’den fazla artmıştır.”

“RUSYA’DA ÇİN YENİ YILINI KUTLAMAK GELENEK HALİNE GELDİ”

Beşeri alanlardaki temasların artış hızından da memnuniyetini dile getiren Putin, gelecek günlerde Moskova’da ve Rusya’nın diğer şehirlerinde Çin yeni yılının geniş katılımla kutlanacağını, bunun Rusya’da güzel bir gelenek haline geldiğini ifade etti.

Halihazırda Rusya’da 56 binden fazla Çinli öğrenci, Çin’de ise 21 binden fazla Rus öğrencinin eğitim gördüğü bilgisini paylaşan Putin, inovasyon ve dijitalleşme çağının yeni ve ileri alanlarda nitelikli kadrolar yetiştirilmesini bakımından bu alandaki iş birliğine yönelik potansiyel olduğuna işaret etti.

Karşılıklı vizelerin kaldırılmasından duyduğu memnuniyeti aktaran Putin, bunun ticaret ve beşeri münasebetlerin artmasına vesile olduğunu dile getirdi.

Dünyada artan türbülans koşullarında Moskova ile Pekin arasındaki dış politika eşgüdümünün önemli bir istikrar unsuru olmaya devam ettiğini söyleyen Rus lider Putin, “Küresel ve bölgesel meselelerde, gerek ikili düzeyde gerekse tüm çok taraflı platformlarda en yakın koordinasyonu sürdürmeye hazırız.” yorumunu yaptı.

ÇİN DEVLET BAŞKANI Şİ’DEN RUSYA’YA SORUMLU BÜYÜK ÜLKELER OLARAK BİRLİKTE HAREKET ETME ÇAĞRISI

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Devlet Başkanı Şi, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile yaptığı telekonferans görüşmesinde iki ülke ilişkilerinin gelişimi ve dünyadaki durum hakkında değerlendirmede bulundu.

Uluslararası durumun yılın başından bu yana giderek çalkantılı hale geldiğine işaret eden Şi, “Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri ve sorumlu büyük ülkeler olarak Çin ve Rusya’nın, uluslararası toplumun eşitliğe ve adalete bağlılığını teşvik etme, merkezinde BM’nin olduğu uluslararası sistemi ve uluslararası hukukun temel normlarını savunma ve küresel stratejik istikrarı korumak için birlikte çalışma sorumluluğu var.” ifadelerini kullandı.

Şi, Çin-Rusya ilişkileri için yeni bir yol haritası çizmek üzere çalışmaya hazır olduğunu belirterek, tarafların daha derin stratejik koordinasyon ve daha proaktif bir yaklaşımla ilişkilerin doğru yolda devam eden gelişimini sürdürmesi gerektiğinin altını çizdi.

Rusya Devlet Başkanı Putin de, giderek karmaşıklaşan ve kırılgan hale gelen uluslararası durum karşısında Rusya’nın Çin ile BM, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS gibi çok taraflı platformalarda işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunu vurguladı.

WASHİNGTON, MOSKOVA VE PEKİN EKSENİNDE DEĞİŞEN DENGELER

Çin, ABD ile artan jeopolitik rekabet ve gerilimlerde bir denge unsuru olarak Ukrayna Savaşı’nın ardından Batı karşısında benzer meydan okumalarla karşı karşıya olan Rusya ile stratejik yakınlaşma siyaseti izliyor.

Çin ve Rusya liderleri, İkinci Dünya Savaşı’nın bitişinin 80. yılının kutlandığı 2025’te karşılıklı ziyaretlerde bulunmuştu. Şi’nin Mayıs 2025’te Rusya’yı ziyaretinin ve Zafer Günü kutlamalarına katılmasının ardından Putin de Eylül 2025’te Çin’in Tiencin şehrinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’ne ve Pekin’de düzenlenen askeri geçit törenine katılarak iadeiziyaret yapmıştı.

Karşılıklı ziyaretler, Trump’ın tarife politikası nedeniyle dünyada ticari gerilimlerin ve ekonomik belirsizliklerin arttığı ve transatlantik ittifakında zayıflama işaretlerinin görüldüğü bir dönemde Pekin ile Moskova arasında yakınlaşmanın güçlenerek devam ettiği mesajını vermişti.

Öte yandan Trump’ın yeni iktidar döneminde, ABD’nin de Rusya’ya karşı yaklaşımının değiştiği gözleniyor. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sonlandırılması için Avrupalı müttefiklerini dışlayan bir barış planı öneren Trump, transatlantik ittifakının zayıflaması pahasına Moskova ile iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.

Başkan Trump, Mart 2025’te ülkesinde Fox News televizyonuna verdiği mülakatta, Çin ile Rusya arasındaki bağların gelişmesini, önceki ABD yönetimlerinin yanlış politikalarının sonucu olduğuna işaret ederek, “Bir tarih öğrencisi olarak Çin ile Rusya’nın bir araya gelmesinin iyi bir şey olmadığını bilmelisiniz. ABD’nin yanlış politikaları, Rusya’yı Çin ile evliliğe zorladı.” ifadelerini kullanmıştı.

Çin ve Rusya, uzun zamandır ABD ve Avrupa tarafından kurallara dayalı uluslararası düzeni güç yoluyla değiştirmeye çalıştıkları gerekçesiyle “revizyonist güçler” olmakla eleştiriliyordu. Oysa Trump’ın yeni iktidar döneminde tarife politikasıyla küresel ticareti tek taraflı olarak kendi lehine biçimlendirme hamlesinin yanı sıra Panama Kanalı, Gazze, Kanada ve Grönland üzerindeki hak talepleri, Venezuela’ya müdahalesi ve İran’a müdahale tehditleri, ABD’yi küresel düzeni güç yoluyla değiştirmeye talip revizyonist bir güç olarak konumlarken, uluslararası alanda rolleri ve söylemleri yeniden belirliyor. (AA)

SON GİRİLEN İÇERİKLER