Hürmüz Boğazı’nda yaşanan arz aksamalarının mart ayında Asya’daki büyük ithalatçıları farklı düzeylerde etkilediği süreçte Çin, ham petrol ithalatındaki sınırlı düşüşle bölgeden ayrıştı. Ancak nisanda daha sert bir gerileme beklendiği belirtiliyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine fiilen kapanması, küresel petrol ticaretinde önemli aksamalara yol açtı. Deniz yoluyla taşınan küresel petrolün yaklaşık dörtte birinin geçtiği bu kritik güzergahtaki kesintiler, özellikle Asya ülkelerini etkiledi.
Boğazdaki aksamalara rağmen Çin varışlı gemilerin geçişine belirli ölçüde izin verilmesi, ülkenin ithalatındaki düşüşü sınırladı. Çin Dışişleri Bakanlığı, gemi geçişlerinin “ilgili tarafların koordinasyonuyla” sürdürüldüğünü duyurmuştu.
Çin’in petrol ithalatının yaklaşık yüzde 45’inin Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiği biliniyor.
Geçen yıl boğazdan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşınırken bu akışın büyük bölümü Asya’ya yöneldi. Çin ve Hindistan başlıca alıcılar arasında yer alırken Japonya ve Güney Kore’nin de yüksek bağımlılık taşıdığı belirtiliyor.
Mart ayında Japonya, Güney Kore ve Hindistan’ın ithalatında belirgin düşüşler görülmüş, Çin’in ithalatındaki gerileme ise sınırlı kalmıştı.
Dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olan Çin’in günlük ithalatı martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 azalarak yaklaşık 11,8 milyon varil oldu. İlk çeyrek ortalaması ise yıllık bazda yüzde 8 artışla günlük yaklaşık 11,5 milyon varile yükseldi.
Aynı dönemde Hindistan’ın ithalatı yaklaşık yüzde 17 azalarak günlük 4,4 milyon varile, Japonya’nın yüzde 33 düşüşle 1,7 milyon varile, Güney Kore’nin ise yaklaşık yüzde 37 azalışla 1,7 milyon varile geriledi.
Artan fiyatlar ve arz riskleri nedeniyle Hindistan Rus petrolüne, Güney Kore Kanada petrolüne yönelirken Japonya stratejik rezervlerini devreye aldı.
Küresel ölçekte birçok ülke arz kaybını telafi etmek için stoklarını kullanırken Çin mart ayında stoklarını artırmayı sürdürdü. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, küresel petrol stokları martta 85 milyon varil azaldı. Çin’in yaklaşık 40 milyon varil stok yaptığı tahmin ediliyor.
NİSAN VE MAYISTA DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ
Sparta Commodities Petrol Araştırmaları Başkanı Neil Crosby, Çin’in mart ayındaki görece istikrarlı görünümünde zamanlama ve yerli üretimin etkili olduğunu belirtti.
Crosby, “Mart ayında Çin’e ulaşan Orta Doğu ham petrolünün büyük bölümü, aksamalar şubat ayının sonlarında tırmanmadan önce Boğaz’dan geçmişti. Dahası, Çin komşularına kıyasla daha az kırılgan yapıda. Talebinin yüzde 25’inden fazlasını yurt içi petrol üretimiyle karşılıyor. Buna karşın, Japonya ve Güney Kore neredeyse tamamen ithalata bağımlı. Çin ayrıca Latin Amerika menşeli ham petrol türleri için piyasaya agresif bir giriş yaptı. Ancak ithalatın yakın dönemde, muhtemelen nisan, mayıs aylarında düşmesi bekleniyor.” ifadelerini kullandı.
Rusya’nın Çin’e tedarikte önemli rol oynadığını vurgulayan Crosby, boru hatları ve Pasifik üzerinden yapılan sevkiyatların Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bıraktığını kaydetti.
NİSANDA SERT GERİLEME ÖNGÖRÜLÜYOR
Energy Aspects Kıdemli Petrol Analisti Jianan Sun ise Çin’in ithalatının martta mesafe avantajı nedeniyle sınırlı etkilendiğini ancak nisanda düşüşün belirginleşeceğini söyledi.
Sun, “Nisanda ithalatın sert bir düşüşle günlük 9,5 milyon varile, Ocak 2025’ten bu yana en düşük seviyeye gerilemesini bekliyoruz. Bu düşüşte, Körfez hacimlerinde bir önceki aya göre günlük 1,7 milyon varillik azalma ve Rusya’dan deniz yoluyla yapılan sevkiyatlardaki gerileme etkili olacak. Kargo takip verilerimiz, nisanda Rusya’dan yapılan ithalatın şubata göre yaklaşık 500 bin varil düşüşle günlük 1,7 milyon varil seviyesinde gerçekleşeceğine işaret ediyor.” dedi.
Çin’in ithalat kaynaklarının çeşitliliğine dikkati çeken Sun, Orta Doğu kaynaklı arz kayıplarının toplam ithalat içindeki payının sınırlı kaldığını ifade etti.
Sun ayrıca, Çin’in yaklaşık 500 milyon varillik ham petrol stoku bulunduğunu belirterek, kısa vadede ticari stoklarda kısmi düşüş beklediklerini, orta vadede ise yeni rezerv alımlarının gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi. (AA)
