Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), temel eksikliklerini çoktan geride bıraktı. Çağın yeni meydan okumalarını gündemine alıp gecikmeden aksiyon üretebilen bir kapasiteye ulaştı” şeklinde konuştu.
Tekin, Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde düzenlenen “Türkiye’nin Yabancı Dil Öğrenme Platformu (DİLİM)” tanıtım programına katıldı.
Burada konuşan Tekin, platformun hayata geçmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, hayırlar getirmesini diledi.
İçinden geçilen dönemin insanlık tarihinin sayılı eşiklerinden biri olduğuna işaret eden Tekin, yapay zekanın önce basit ve sıradan bir teknoloji uygulaması olarak hayata girdiğini, bugün ulaştığı kudretin ise onu sıradan bir araç olmaktan çıkardığını söyledi.
Gücü elinde tutan kitlelerin yapay zekayı kendi değerlerini ve kendi dünya tasavvurunu yaymak için kullandığına birçok kez şahit olduklarını dile getiren Tekin, yeni çağda da o eğilimin değişmiş olmasını beklemenin yanıltabileceğini kaydetti.
Çocukların eline aldığı ekranların hiçbirinin masum olmadığını, arkasında işleyen bir aklın bulunduğunu ifade eden Tekin, “Her aklın olduğu gibi onun da bir dili, kültürü, önceliği, terbiyesi ve hepsinden önemli belki bir ideolojisi var. O aklı kim kurdu? O içeriği kimin eli üretti? Çocuklarımızdan toplanan o veriler hangi sınırların ötesine akmaktadır ve nerede saklanıp, hangi amaçlar için kullanılmaktadır? Bir milletin geleceğini düşünen herkesin üzerine eğilmesi gereken ana sorular kanaatimce bunlar.” diye konuştu.
Bakan Tekin, geçmişte bir milletin bağımsızlığını, coğrafi sınırlarını, bayrağını ve ordusunu tayin ettiğini, bunların bugün de en kıymetli emanetler olduğunu ancak yeni yüzyılda bu emanetlere yeni kavramlar eklendiğini söyledi.
“EN TEMEL İHTİYAÇLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNU GERİDE BIRAKTIK”
Bir milletin hür olup olmadığının kendi verisine sahip çıkabilmesiyle, çocuklarının zihnine ulaşan içeriğin denetlenebilmesiyle ve ihtiyaç duyduğu teknolojiyi başkasının insafına kalmadan, kendi eliyle üretebilmesiyle anlaşıldığına işaret eden Tekin, bağımsızlık kavramının form değiştirdiğini kaydetti.
Bu meselelere derinlikle bakan bir ekip olarak çalıştıklarını vurgulayan Tekin, şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetleri olarak 20 yılı aşkın bir süredir bu ülkenin eğitim altyapısını adım adım, sabırla inşa etmeye çaba sarf ettik. Hamdolsun bir zamanlar derdimiz olan en temel ihtiyaçların büyük çoğunluğunu geride bıraktık. Dört bir yana modern okullar, donanımlı derslikler kazandırdık. Öğretmenlerimizin sayısını ve niteliğini artırdık. Her öğrencimizin kitabını ücretsiz eline ulaştırmaya başladık. FATİH projesinden EBA’ya uzanan dijital altyapıyı kurduk ve eğitimi ülkenin en ücra köşesine kadar taşıdık. Kimi kesimlerce yeterince anlaşılmadığını düşündüğüm için de hatırlatmaktan geri durmayacağım. Çünkü bu birikim sayesinde Milli Eğitim Bakanlığı temel eksikliklerini çoktan geride bıraktı. Çağın yeni meydan okumalarını gündemine alıp gecikmeden aksiyon üretebilen bir kapasiteye ulaştı.”
“Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eylem Planı”nın yayımlandığını anımsatan Tekin, DİLİM ile belgede taahhüt edilen adımlardan birini hayata geçirdiklerini belirtti.
“BİZ ÜÇÜNCÜ VE ZOR OLAN BİR YOLU SEÇTİK”
Bakan Tekin, kendi teknolojisini üretmeyen bir milletin başkalarının ürettiği teknolojinin kurallarına, değerlerine ve çıkarlarına boyun eğmek zorunda kaldığını çok açık gördüklerini dile getirdi.
Teknolojiyi üretebilmenin, yönlendirebilmenin ve denetleyebilmenin önemine işaret eden Tekin, şunları kaydetti:
“Gelişen her yeniliği kendi değer terazimizde tartmadan, kendi pedagojimizden geçirmeden çocuğumuzun önüne koymak bu anlayışla çelişir. Önce bakarız, süzeriz, bize ait olanı alır, bizi biz yapan dokuya yabancı düşene kapılarımızı kapatırız. Yapay zekayı da bu iradeyle karşıladık. Onu bir tehdit olarak görüp kenara itmek de bütün tehlikelerine gözümüzü kapatıp olduğu gibi kucaklamak da bir kolaycılıktı. Biz üçüncü ve zor olan bir yolu seçtik. Yapay zekayı kendi değerlerimizin, kendi pedagojimizin ve kendi milli menfaatlerimizin süzgecinden geçirerek eğitim hizmetimize sunmaya çaba sarf ettik.”
Yönetim süreçlerini yapay zeka destekli sistemlerle güçlendirdiklerini, karar alma mekanizmalarını veriyle beslediklerini aktaran Tekin, öğretmenlerin ve idarecilerin işini kolaylaştıran akıllı yeni çözümler geliştirdiklerini vurguladı.
“TÜRKÇEYİ BELİRLEYİCİ ANA BİR DERS MERTEBESİNE YÜKSELTTİK”
Tekin, DİLİM Platformu’nun Bakanlığın dile bakışını baştan sona değiştiren, uzun bir yürüyüşün vardığı yeni bir durak olduğunu belirterek, bu yürüyüşün Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile başladığını hatırlattı.
Modeli inşa ederken eğitimin kalbine “köklerden geleceğe” diyen bir anlayışı yerleştirmek istediklerini dile getiren Tekin, “Bu anlayışın gereği olarak her şeyden önce ana dilimize, güzel Türkçemize hak ettiği itibarı vermemiz gerekirdi. Türkçe öğretimini ezberin ve kuralın dar kalıplarından çıkardık. Onu, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin tamamını kuşatan canlı bir bütün haline getirdik. Türkçeyi okullarımızda belirleyici ana bir ders mertebesine yükselttik ve ana dildeki yetkinliği bir evladımızın eğitim yolculuğunda göz ardı edilemeyecek ana parametre haline getirdik.” dedi.
Ana dilinde derinleşemeyen, kendi dilinin imkanlarıyla düşünemeyen bir zihnin hiçbir yabancı dilde hakiki manada yeşeremeyeceğinin altını çizen Tekin, ana dilde sağlam zemini tesis ettikten sonra yabancı dil öğretilmesine ağırlık verdiklerini ifade etti.
“GEREĞİNİ YAPMAKTA BİR AN BİLE TEREDDÜT ETMEDİK”
Tekin, çocukların yabancı dil öğrenmek niyetiyle eline bir ekran aldığında sınır tanımayan, hiçbir otoriteye hesap vermeyen küresel uygulamalarla karşı karşıya kaldıklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Bu uygulamaların tamamını peşinen mahkum etmek tabii ki mümkün değil. Fakat hiçbirinin bizim çocuğumuz, değer dünyamız, pedagojik ilkelerimiz ve mahremiyet hassasiyetimizden, milli değerlerimizden bakmasını da bekleyemeyiz. Bir kelime öğrensin diye o ekranı açan çocuklarımızın yaşına uygun olmayan görüntülerle, bizim hayat tasavvurumuza yabancı temalarla, kendi değerlerimizle bağdaşmayan içeriklerle bir anda yüz yüze gelmesi mümkün. Bu yalnız bizim derdimiz değil. Kendi kültürünü ve evladını korumak isteyen bütün milletlerin ortak çilesi. Meselenin asıl çetin tarafı ise o küresel uygulamaların muhtevasına dışarıdan bir filtre koymak, klasik usullerle bir denetim getirmek mümkün olmuyor.
Böyle bir içeriği denetleyebilmek, ayıklayabilmek ve milli değerlere uygun hale getirebilmek ancak ona denk bir teknolojiyi, kendi yapay zekanızı elinizde bulundurmakla mümkün. Biz de bu sabırlı hazırlığın ardından bu kapasiteye ulaştığımız ilk anda gereğini yapmakta bir an bile tereddüt etmedik. DİLİM, bu kararlılığın, bu milli refleksin somut bir tezahürüdür. Bu platformda evlatlarımızın karşısına çıkan her bir cümle, görsel ve diyalog Genel Müdürlüğümüzün çatısı altında görev yapan öğretmenlerimizin elinden, kendi uzmanlarımızın pedagojik ve ahlaki süzgecinden geçerek çıkmıştır.”
DİLİM Platformu’nun içeriğine ilişkin bilgiler veren Tekin, bütün sürecin dünyanın kabul ettiği ortak ölçü olan Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi (CEFR) esas alınarak tasarlandığını aktardı.
“ÖNÜMÜZDE YENİ DİLLER, BECERİLER, UFUKLAR VAR”
Bakan Tekin, şunları ifade etti:
“DİLİM, bir yazılım, bir uygulamanın çok ötesinde bir manaya sahip. Kendi aklıyla düşünen, kendi teknolojisini üreten, çocuklarını koruyan, verisine sahip çıkan, köklerinden aldığı güçle geleceğe yürüyen bir Türkiye’nin eseridir. Biz bu eserle evlatlarımıza kendi kimliğiyle dünyaya bakmayı, kendi değerleriyle çağı kucaklamayı, hem bu toprağın çocuğu hem de bütün bir dünyanın insanı olabilmeyi öğretiyoruz. Bu yolculuk uzundur ve biz daha henüz ilk duraklardayız. Önümüzde yeni diller, yeni beceriler, yeni ufuklar var. DİLİM’i her geçen gün daha da geliştirerek milletimizin hizmetine sunmaya devam edeceğiz.”
Konuşmasının ardından Tekin, platformda emeği geçenlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı’nın da bir konuşma yaptığı programda, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri müzik dinletisi sundu. (AA)
